PhD'nin İngilizce açılımı nedir ?

Duru

New member
PhD'nin İngilizce Açılımı Nedir? Üç Harfin Ardındaki Uzun Akademik Yol

PhD kelimesini ilk gördüğümde, açıkçası bunun akademik dünyanın “VIP kartı” gibi bir şey olduğunu düşünmüştüm. Üç harf, bolca ciddi bakış, biraz kahve, birkaç yüz sayfa tez ve muhtemelen bitmek bilmeyen toplantılar... Sonra işin içine girince anladım ki mesele üç harften çok daha büyük. Hatta bazı PhD öğrencileri için bu üç harf, “Ben bunu neden yapıyorum?” sorusunun farklı dillerdeki karşılığı bile olabiliyor. :)

Peki gerçekten PhD'nin İngilizce açılımı nedir?

PhD, İngilizcede “Doctor of Philosophy” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçeye genellikle “Felsefe Doktoru” şeklinde çevrilir. Fakat burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: PhD almak için mutlaka felsefe okumak gerekmez. Fizik, biyoloji, mühendislik, psikoloji, ekonomi, bilgisayar bilimleri, tarih veya başka pek çok akademik alanda doktora yapan kişiler PhD derecesi alabilir.

Buradaki “Philosophy” kelimesi, modern anlamıyla yalnızca felsefe bölümünü değil, daha geniş anlamda bilgi ve araştırma sevgisini ifade eden tarihsel bir akademik geleneği temsil eder.

Yani bilgisayar mühendisi olup PhD alan birine “Ama felsefe okumadın ki?” demek, biraz “Araba kullanıyorsun ama mekanikçi değilsin, nasıl oluyor?” demeye benzer. :)

PhD Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?

PhD, akademik dünyadaki en ileri derecelerden biri olan doktora derecesidir. İngilizce akademik sistemlerde bu derece, kişinin belirli bir alanda özgün araştırma yapabilecek ve mevcut bilgi birikimine yeni bir katkı sunabilecek seviyeye geldiğini gösterir.

Buradaki kritik kelime “özgün”dür.

Bir doktora öğrencisinden yalnızca daha önce yazılmış kitapları okuyup güzel bir özet hazırlaması beklenmez. Asıl amaç, belirli bir araştırma sorusunu ele almak, yöntem geliştirmek veya uygulamak, elde edilen sonuçları değerlendirmek ve alanın bilgisine yeni bir katkı sunmaktır.

Bu nedenle doktora tezi çoğu zaman “Ben bu konuda çok şey okudum” demekten ziyade “Bu konuda daha önce bilinmeyen ya da yeterince açıklanmamış şu noktaya dair şu bulguyu ortaya koydum” demeye çalışır.

İşin ironik tarafı ise şudur: İnsan doktora boyunca ne kadar çok şey öğrenirse, aslında ne kadar az şey bildiğini o kadar net fark edebilir.

Bir doktora öğrencisinin klasik yolculuğu kabaca şöyle özetlenebilir:

“Bu konu hakkında her şeyi biliyorum.”

Bir süre sonra:

“Sanırım hiçbir şey bilmiyorum.”

Tezin sonlarına doğru:

“Bu konuda herkesten fazla biliyorum.”

Savunmadan sonra:

“Meğer yine hiçbir şey bilmiyormuşum.”

Akademinin hoş geldin seremonisi biraz böyle. :)

Neden “Philosophy” Kelimesi Kullanılıyor?

Buradaki tarihsel arka plan oldukça ilginç.

“Doctor of Philosophy” ifadesindeki “philosophy”, Antik Yunancadaki philosophia kavramıyla ilişkilidir ve genel olarak bilgiye, bilgeliğe ve öğrenmeye duyulan ilgiyi ifade eder. Akademik derecelerin tarihsel gelişiminde “felsefe”, yalnızca bugünkü üniversitelerdeki felsefe disiplininin adı olarak değil, bilgi üretiminin daha geniş bir çerçevesi olarak kullanılmıştır.

Dolayısıyla bir biyolog PhD aldığında diplomasında “Doctor of Philosophy” yazması, onun Platon üzerine tez yazdığı anlamına gelmez.

Örneğin bir araştırmacı kanser biyolojisi üzerine doktora yapabilir. Bir başkası yapay zekâ algoritmaları üzerine çalışabilir. Başka biri Osmanlı ekonomik tarihi üzerine araştırma yapabilir. Bir diğer kişi iklim modellerini inceleyebilir.

Hepsinin ortak noktası, belirli bir alanda ileri düzeyde ve özgün akademik araştırma yapmalarıdır.

Bu nedenle PhD'yi “felsefe doktoru” şeklinde kelimesi kelimesine anlamlandırmak bazen yanıltıcı olabilir.

PhD ile Doktora Aynı Şey mi?

Günlük kullanım açısından çoğu durumda PhD, doktora derecesinin İngilizce karşılıklarından biri olarak düşünülebilir. Ancak dünyadaki tüm doktora dereceleri teknik olarak PhD değildir.

Örneğin bazı ülkelerde ve alanlarda farklı doktora türleri bulunabilir. Doctor of Education (EdD), Doctor of Business Administration (DBA) veya mesleki nitelikteki farklı doktora dereceleri bunlara örnek gösterilebilir.

Dolayısıyla “Her doktora PhD'dir” demek yerine, “PhD bir doktora derecesidir” demek daha doğru bir yaklaşımdır.

Bu ayrım özellikle yurtdışında üniversite başvurusu yaparken önem kazanabilir. Bir programın gerçekten PhD mi, profesyonel doktora mı yoksa başka bir doktora türü mü olduğunu programın resmi açıklamasından kontrol etmek gerekir.

PhD Yapmak Sadece Zekâ Meselesi mi?

Bence forumlarda en fazla tartışılması gereken noktalardan biri bu.

Doktora denildiğinde insanların zihninde bazen “çok zeki insan” görüntüsü oluşuyor. Sanki PhD yapan kişi sabah kalkıyor, kahvesini içiyor ve Einstein'ın ruhani danışmanı olarak güne başlıyor.

Gerçek hayat o kadar teatral değil.

PhD sürecinde sabır, planlama, eleştiriye açıklık, metodoloji bilgisi, yazma becerisi, belirsizlikle başa çıkabilme ve uzun vadeli motivasyon son derece önemlidir.

Bir araştırmacı aylarca üzerinde çalıştığı hipotezinin yanlış olduğunu keşfedebilir. Bu başarısızlık gibi görünse de bilimsel açıdan oldukça değerli olabilir.

Çünkü bilimde “Beklediğim sonucu bulamadım” cümlesi bazen “Yeni ve önemli bir şey öğrendim” anlamına gelir.

İşte doktora öğrencisinin psikolojik dayanıklılığı burada devreye girer.

Erkekler ve Kadınlar Araştırmaya Farklı mı Yaklaşıyor?

Bu konuya girerken büyük bir klişe tuzağına düşmemek gerekiyor. “Erkekler şöyledir, kadınlar böyledir” diye kesin hükümler vermek hem bilimsel açıdan zayıf hem de gerçek hayattaki çeşitliliği görmezden gelen bir yaklaşım olur.
 
Üst