Perde duvar kaç cm olur ?

Duru

New member
Perde Duvarı: Sosyal Yapılar, Eşitsizlikler ve Toplumsal Normlar Çerçevesinde Bir İnceleme

Hayatımızda, fiziksel olarak karşımıza çıkmadığı halde, pek çok duvar var. Bu duvarlar, toplumun gözle görülmeyen yapılarından besleniyor. Bir duvarın yüksekliği veya kalınlığı, bazen gözlemlerimizde, bazen de sosyal yapılar içerisinde gördüğümüz engelleri sembolize edebiliyor. Örneğin, bir evin içindeki perde duvarının kaç cm olması gerektiği kadar, toplumsal duvarların da hangi ölçütlere dayandığı, kimlerin bu duvarlardan faydalandığı ve kimlerin bu duvarları aşmakta zorlandığı, hayatı çok farklı kılabiliyor.

Gelin, bir perde duvarının sosyal bağlamda ne kadar etkili olabileceğini, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi dinamiklerle ele alalım. Her birimiz bu “duvarların” farklı yüksekliklerine takılabiliriz. Bu yazıda, her birimiz kendi gözümüzde bu sosyal duvarın yüksekliğini nasıl algılıyoruz, birlikte tartışalım.

Sosyal Duvarlar: Toplumun Görünmeyen Engelleri

Perde duvarları, aslında fiziksel bir yapının ötesinde, toplumsal normların da bir yansımasıdır. Bazen bir işyerinde, bazen evde, bazen de kamusal alanda kendini gösteren bu engellerin boyutları, insanlar için farklı deneyimler yaratabilir. Toplumda, insanları birbirinden ayıran duvarlar – toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerden kaynaklanıyor. Çoğu zaman bu engeller, halk arasında “sosyal perde” olarak nitelendirilebilecek bir biçimde karşımıza çıkar. Bir toplumda, kadınlar ve erkekler için bu perde duvarının yüksekliği farklı olabilir. Aynı şekilde, farklı ırklara ve sınıflara mensup bireyler için de bu duvarlar farklı yüksekliklere sahiptir.

Kadınların karşılaştığı toplumsal duvarlar, bazen "görünmeyen" sınırlarla şekillenirken, erkekler için genellikle daha “açık” duvarlar olabilir. Toplumsal cinsiyet normları, kadınların iş hayatında, eğitimde veya siyasette karşılaştığı engellerin yüksekliğini artırırken, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımlarını da etkileyebilir. Kadınlar, bazen bu duvarları aşmak için sadece fiziksel engelleri değil, sosyal normları ve beklentileri de aşmak zorunda kalabilirler.

Kadınların Sosyal Yapılara Empatik Yaklaşımları: Sosyal Duvarları Aşmak İçin Çaba

Kadınların, genellikle empatik bir bakış açısına sahip oldukları söylenebilir. Toplumda, bir kadın başkalarının ihtiyaçlarına daha duyarlı olabilir ve bu da onun kendi duvarlarını aşma çabasını şekillendirir. Ancak, sosyal yapılar ve cinsiyet rollerinin etkisiyle, kadınlar toplumda birçok engelle karşılaşabilirler. Örneğin, iş gücü piyasasında kadınların karşılaştığı ücret eşitsizlikleri, erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük maaş almaları, toplumsal cinsiyetin etkisini gösteren güçlü bir örnektir.

Kadınlar, bazen bu engellerle karşılaşmalarına rağmen, kendilerini başkalarına yardım etmeye adayan bir empati geliştirebilirler. Bu, onların toplumsal duvarları aşarken bazen daha içsel ve duygusal bir mücadele vermelerini sağlar. Kadınların bazen kendi sosyal duvarlarını aşarken, aynı zamanda başka kadınlar ve diğer gruplar için dayanışma gösterdiklerini de gözlemliyoruz.

Bir araştırmaya göre, kadınların daha az fırsat bulmalarının sebebi, bazen işyerindeki "görünmeyen" engellerdir. Yüksek pozisyonlar için yarışırken, genellikle ailevi sorumluluklar ve toplumsal beklentiler kadınların kariyerlerinde ilerlemelerini engeller. Peki, kadınların bu duvarı aşmak için ne gibi stratejiler geliştirdiğini ve bu engellere nasıl tepki verdiklerini hiç düşündünüz mü?

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımları: Sosyal Yapılara Dair Pratik Çözüm Arayışları

Erkeklerin sosyal duvarlarla olan ilişkisi daha çok çözüm odaklı bir yaklaşım gösterir. Yani, duvarlar yüksekse, bu duvarları aşmak için daha stratejik yollar ararlar. Çoğu erkek için, sorun çözme ve engelleri aşma genellikle daha doğrudan bir süreçtir. Bu, kadınların empatik yaklaşımının aksine, daha çok çözüm odaklı düşünmeyi gerektirir. Örneğin, bir erkek, iş yerinde yükselmek için gerekli adımları atarken, "görünmeyen duvarlara" takılmaktan kaçınır. Toplumsal normları aşmanın daha stratejik yollarını arar. Ancak, bu çözüm odaklı yaklaşım bazen, toplumsal cinsiyet rollerinin ve sınıf farklılıklarının göz ardı edilmesine neden olabilir. Erkekler, çoğu zaman bu duvarları aşarken, dışarıdaki engelleri ya da sosyal yapıları anlamakta zorlanabilirler.

Erkeklerin toplumda karşılaştığı engeller genellikle daha az belirgin olsa da, sınıf ve ırk gibi faktörler burada da devreye girebilir. Toplumda, bazı erkekler için "görünmeyen" engeller daha az baskın olabilirken, belirli ırklara veya sosyal sınıflara ait erkekler için bu duvarlar daha yüksek olabilir. Erkeklerin, sadece toplumsal cinsiyetleri nedeniyle değil, aynı zamanda sınıf ya da ırk gibi faktörler nedeniyle de bu engellerle mücadele ettikleri gözlemlenmektedir.

Irk ve Sınıf Faktörlerinin Sosyal Duvarlara Etkisi

Birçok birey, sadece toplumsal cinsiyet değil, aynı zamanda ırk ve sınıf gibi faktörler nedeniyle de farklı sosyal duvarlarla karşılaşır. Örneğin, Afrika kökenli Amerikalı bir birey, eğitimde, sağlıkta veya iş yerinde sistematik ırkçılıkla mücadele edebilir. Aynı şekilde, düşük gelirli ailelerden gelen bir birey, sınıf farklılıkları nedeniyle daha fazla engel ile karşılaşabilir. Bu tür engellerin boyutu, birçok durumda toplumsal cinsiyetle birleşerek daha da derinleşebilir.

Sonuç: Sosyal Duvarlar Hangi Yükseklikte?

Sosyal duvarların yüksekliği, bireylerin toplumsal yapıları, normları ve eşitsizlikleri nasıl deneyimlediğine göre değişir. Kadınların, erkeklerin, ırk gruplarının ve sosyal sınıfların bu duvarlarla olan ilişkisi farklılık gösterir. Ancak, herkesin bu duvarları aşma yolu ve gücü de farklıdır. Belki de en önemli soru şu: Bu toplumsal duvarları nasıl daha düşük hale getirebiliriz? Bu duvarlar birer simge mi, yoksa gerçekten aşılması gereken birer engel mi?
 
Üst