Örfi Ne Demek Tarih ?

Sarr

Active member
Örfi Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme

Örfi Hukuk Nedir?

Örfi hukuk, toplumun gelenek ve göreneklerine dayanan, resmi olmayan hukuk kuralları bütünüdür. Tarihsel olarak, örfi hukuk, yazılı hukuk kurallarının olmadığı ya da yeterince gelişmediği dönemlerde, toplumda var olan sözlü kültürün ve alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Örfi hukuk, devletin resmi yasalarından bağımsız olarak halk arasında kabul görmüş, toplumun genel ahlaki ve sosyal değerlerine dayalı bir hukuk sistemi olarak kabul edilebilir.

Antik toplumlarda, yazılı yasaların yaygın olmadığı zamanlarda, örfi hukuk büyük bir rol oynamaktaydı. Bu dönemde, halk, örf ve adete dayalı kurallarla toplumdaki düzeni sağlıyordu. Bu kurallar genellikle yerel yönetimlerin ve toplum liderlerinin kararlarıyla şekilleniyordu. Dolayısıyla örfi hukuk, çoğunlukla sözlü geleneklere ve toplumun değer yargılarına dayanıyordu.

Örfi Hukukun Kaynakları Nelerdir?

Örfi hukukun temel kaynakları, toplumların tarihsel süreçlerinde şekillenen gelenekler, alışkanlıklar, dini inançlar ve sosyal yapılarıdır. Bu unsurlar, toplumun davranış biçimlerini belirleyerek, resmi hukuk kuralları ile uyumsuz olabilecek fakat toplumsal düzeni sağlayan kuralları ortaya çıkarmaktadır. Geleneksel toplumlarda, örfi hukuk daha çok sözlü olarak aktarılır ve günlük yaşamda bireyler bu kurallara uyarak hareket ederler.

Örfi hukukun bir diğer kaynağı ise, belirli bir toplumun tarihi ve kültürel geçmişidir. Bu geçmiş, zamanla yazılı hale gelmiş olmasa da, toplumsal yaşamın temel taşlarını oluşturmuştur. Örfi hukuk, özellikle kırsal kesimlerde ve toplumsal yapının daha az karmaşık olduğu dönemlerde yaygın bir şekilde uygulanmıştır. Bu kurallar, resmi kanunlardan bağımsız olarak, toplumda yaşayan insanlar arasında bir düzen ve istikrar sağlamaktadır.

Örfi Hukukun Özellikleri Nelerdir?

Örfi hukukun en belirgin özelliği, yazılı olmaması ve toplumun normları ile şekillenmesidir. Örfi hukuk kuralları, toplumun ahlaki değerlerine, dini inançlarına ve sosyal düzenine dayalı olarak şekillenir. Bu kurallar, genellikle halk arasında sözlü olarak aktarılır ve zamanla toplumda kabul görerek alışkanlık halini alır.

Bir diğer özellik ise, örfi hukukun yerel bir karakter taşımasıdır. Her toplumun kendi gelenekleri ve yaşam biçimleri farklıdır, bu nedenle örfi hukuk da her bölgenin kendine özgü koşullarına göre şekillenmiştir. Bu yerel özellikler, örfi hukukun evrensel bir yapıya bürünmesini engellemiş ve her toplumun kendi yaşam tarzına uygun hukuk kuralları geliştirmesine olanak tanımıştır.

Örfi Hukukun Tarihsel Gelişimi Nasıl Olmuştur?

Örfi hukuk, yazılı hukuk sistemlerinin ortaya çıkmasından önce, toplumların en önemli düzenleyici mekanizmalarından biri olmuştur. İlk çağlarda, özellikle avcı-toplayıcı toplumlarda ve tarım toplumlarının başlangıcında, toplumlar arası ilişkiler çoğunlukla örf ve adetlere dayanıyordu. İnsanlar, toplumsal ilişkilerini düzenlemek için sözlü kurallara ve geleneklere başvuruyordu.

Zamanla yerleşik hayata geçiş ve ilk devlet yapılarının ortaya çıkması ile birlikte, yazılı hukuk sistemleri de gelişmeye başlamıştır. Ancak, yazılı hukukların henüz tam olarak oturmadığı dönemlerde ve bazı toplumlarda, örfi hukuk yine önemli bir işlev görmüştür. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nda da örfi hukuk, Kanunname-i Ali Osman ve Şeriat Hukuku’nun yanında, halk arasında uygulanan geleneksel hukuki bir sistem olarak varlık göstermiştir.

Örfi Hukuk ve Devlet Hukuku Arasındaki Farklar

Örfi hukuk, devletin resmi hukuk kurallarından farklı olarak, halkın yerleşik ve kabul görmüş geleneklerinden beslenir. Bu nedenle, örfi hukuk çoğu zaman, devletin koymuş olduğu yasaların dışındaki toplumsal uygulamaları içerir. Devlet hukuku ise genellikle yazılı ve sistematik bir şekilde düzenlenmiş kurallar bütünüdür.

Devlet hukuku, tüm bireyleri kapsar ve yargılama süreçleri, devlet organları tarafından gerçekleştirilir. Örfi hukuk ise daha çok yerel düzeyde, toplum liderleri veya yaşlılar gibi kişilerin kararları ile uygulanır. Bu fark, örfi hukuk kurallarının daha esnek olmasına ve toplumsal değişimlere hızlı bir şekilde adapte olmasına olanak tanır.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Örfi Hukuk

Osmanlı İmparatorluğu’nda örfi hukuk, şeriatla birlikte önemli bir hukuk kaynağı olmuştur. Örfi hukuk, padişahın çıkardığı fermanlarla, askeri yönetimle, ticaretle ve köylülerin yaşamlarıyla ilgili kuralları düzenlemiştir. Örfi hukukun uygulandığı alanlar arasında, özellikle toplumda sıkça karşılaşılan günlük sorunlar ve devletle ilgili davalar yer almıştır. Osmanlı’daki örfi hukuk, çoğunlukla padişahın iradesiyle şekillenen ve zamanla kadıların yargıladığı davalarla uygulanmıştır.

Örfi Hukukun Günümüzdeki Yeri

Günümüzde örfi hukuk, yazılı hukukun yerine geçmeyecek kadar kapsamlı bir yapıya sahip olmasa da, hala birçok toplumda önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle kırsal kesimlerde, bazı yerel topluluklar arasında örfi hukuk kuralları, toplumsal düzenin sağlanmasında etkili olmaktadır. Bunun yanı sıra, göçmen gruplar ve bazı etnik topluluklar da kendi örfi hukuklarını devam ettirmektedirler.

Sonuç

Örfi hukuk, yazılı hukuk sistemlerinden önce ortaya çıkmış ve tarihsel süreçte önemli bir işlev görmüştür. Toplumların geleneklerine dayalı olarak şekillenen bu hukuk sistemi, zamanla yazılı hukuklarla birleşmiş ve yerini modern hukuk sistemlerine bırakmıştır. Ancak, örfi hukuk, hala birçok toplulukta geçerli olabilen ve toplumsal düzeni sağlayan bir mekanizma olarak varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle örfi hukuk, tarihsel ve kültürel bağlamda önemli bir yere sahiptir ve toplumsal yapının anlaşılması açısından kritik bir öneme sahiptir.
 
Üst