Nafsım anlamı ne demek ?

Ervaniye

Global Mod
Global Mod
Nafsım, Ne Yani? İnsan Ne Demek İster?

Bir gün bir arkadaşım, “Nafsim diye bir şey var, buna nasıl dur diyeceğim?” dedi. İlk başta bu cümleyi biraz mistik ve derin buldum. Nafs nedir, neyin nesidir diye düşünmeye başladım. Hani bazen insan, sanki bir şeyi doğru yapıyormuş gibi bir iç sesle kendini övse de, o sesin biraz da “ama yapma” diyen bir tarafı vardır ya, işte bu bir tür nafs olabilir. Kulağa biraz kafa karıştırıcı gelse de, aslında ne olduğu ve nasıl başa çıkılacağı konusunda biraz araştırma yapınca, işin içine girmeye başlıyorsunuz.

Bunun üzerine düşününce, kafamızda bir soru beliriyor: Nafs ne kadar insanın, tam olarak kendisiyle barış yapmaya engel olabilir? Ve bu mücadele hep ne kadar sürer?

Nafs’ın Tanımına Yavaşça Girelim: Bu Ne İşe Yarar?

Nafs, aslında insanın içindeki çeşitli isteklerin, arzuların, ego ve hırsın bir karışımından oluşan bir kavramdır. Birçok kişi bunu basitçe "kötü bir iç ses" olarak tanımlar. Ancak nafs, sadece bir ‘kötülük’ ya da ‘olumsuzluk’ değil, aynı zamanda insana sürekli bir tatmin etme arayışı da sunar. Yani, sen o ‘yeni ayakkabıyı almayı’ çok istiyorsundur. Bu, bir anlamda nafsin seni yönlendirdiği bir şeydir. Ancak nafs, bu isteğin sürekli ve kontrolsüz hale gelmesine de neden olabilir.

Bu durumda, nafsin kişiyi iki yola soktuğunu söyleyebiliriz: Birincisi, sürekli olarak haz peşinden gitme, ikincisi ise bu isteklerden kaçınmaya çalışma.

Peki, burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, nafsin dengesinin sağlanmasıdır. Ne zaman özgürlüğe doğru giderken fazla “özgürlük” arayışında olursak, işte orada nafsin tuzağına düşeriz.

Erkekler ve Nafs: Stratejik Yaklaşım mı, İsyan mı?

Erkeklerin çoğu, problem çözmeye odaklıdır. “Hadi, şu sorunu çözeyim, hemen halledeyim.” Bu yaklaşımda, nafs gibi soyut bir kavramla savaşmak, bir strateji geliştirmek gibi görülebilir. Erkekler, nafsin “ben sana ne yapacağını söylerim” tarzındaki baskısını pek sevmezler. Ama burada dikkat edilmesi gereken şey, bazen her şeyin bir çözümü olamayacağıdır.

Mesela, bir arkadaşımın hikayesini dinledim. Yine, herkesin bir hedefe kilitlenip “hayatımı daha iyi nasıl yaşarım” diye düşündüğü bir dönemde, o da içsel bir çatışma yaşamış. İstemediği bir mesleğe adım atma kararı almış, ama ‘nafs’ ona sürekli şöyle der: “Hadi, bırak bu işi, özgürlüğü ve hayalini takip et, işte orada mükemmel hayat seni bekliyor!” Erkekler, sorunların çok derin ve psikolojik olduğu durumlarda hemen bir çözüm yolu bulmak istiyorlar. Ama nafsin içindeki sürekli hayal kırıklığı da onları çözümsüz bırakabiliyor.

Kadınlar ve Nafs: Empati ve İlişki Odağı

Kadınlar daha çok ilişkilerden ve empatik yaklaşımlardan beslenirler. Onlar için nafs, bazen çok daha derin bir anlam taşır. Kadınlar, içsel çatışmaları daha empatik bir şekilde deneyimleyebilirler. Yani, kendilerini kaybolmuş ya da yanlış bir şey yapıyor gibi hissettiklerinde, çevrelerinden yardım almak isterler.

Bir arkadaşım, örneğin, duygusal anlamda sürekli olarak "ne yapmak istemediğini" anlamaya çalışan biri. Çevresindeki insanlar ona “kendini bulma” yolunda sürekli tavsiyelerde bulunuyor. Ancak, nafs burada o kadar “maskülen” değil. Yavaşça, “İçindeki gücü ve sevgiyi keşfet, her şeyin seni mutlu etmesine izin ver” diyerek de ona doğru yolu işaret ediyordu. Buradaki nafs anlayışı daha çok, kendi duygusal tatmini ve başkalarıyla kurduğu ilişkilerdeki dengeyi sağlayarak yol almayı gerektiriyor.

Nafs ve Modern Hayat: Instagram’da Özlem ve Uçuk İstekler

Dijital çağın nafs üzerine etkilerini de unutmamalıyız. Instagram, TikTok, Twitter gibi platformlarda insanların sürekli birbirlerinin hayatını gözlemlemesi, insanların bazen “daha fazla” isteğine dönüşebiliyor. Bu “daha fazla” istekleri ne yazık ki nafsin sesinin pek de iyi bir temsilidir. Kendini sürekli “diğerlerinden daha iyi” hissedebilmek için harcanan enerjiler, bazen mutsuzluğa yol açabiliyor.

Çünkü, modern hayatta nafsimizle başa çıkmak, genellikle dışsal bir onay almakla doğru orantılı oluyor. Bir paylaşım beğenildiğinde, orada küçük bir tatmin duygusu hissediyorsunuz, ancak hemen arkasından, "Hadi, bir daha yapmalıyım" diyen bir iç ses devreye giriyor. Bir süre sonra, bu durum, özgünlüğün kaybolmasına ve kişiliğin dışsal faktörlere bağımlı hale gelmesine yol açabiliyor.

Sonuç: Nafs ile Barış? İmkansız mı?

Şu soruyu kendimize soralım: Nafs tamamen kötü bir şey mi? Aslında değil. İnsanlık tarihi boyunca, kendini ve arzularını anlamak için bir denge kurmaya çalışan herkesin nafs ile mücadele ettiği söylenebilir. Ama bu mücadele, doğru yolu bulmaya yönelik bir içsel büyüme süreci de olabilir.

Evet, nafs bazen seni yönlendirebilir ve isteklerini abartmana neden olabilir, ancak tamamen ona karşı durmak yerine, onunla barış içinde yaşamayı öğrenmek en sağlıklı yaklaşım olabilir. Öyle ya da böyle, herkesin nafsı farklı şekilde kendini gösteriyor. Belki de bu yüzden onu anlamak ve doğru yönlendirmek en büyük mesele.

Ve şimdi, yazının sonunda şunu soralım: Sizce nafs ile başa çıkmanın sırrı nedir? Kendi içsel çatışmalarınızı nasıl yönetiyorsunuz?
 
Üst